Ana Sayfa Üye ol Yorumlar Facebook Üye Girişi

z-arama-motoru(site-ici)-1

Mısır Dini

Auguste Comte (1798-1857)’a göre insanlık bir biri ardınca üç halden geçmiştir: 1. Teolojik hal; bunda insan olayların açıklamasını kendisininkine benzeyen, ama daha güçlü iradelerle yapar, 2. Metafizik hal; bunda insan olayları soyutlamalar (tecrit, abstraction) ve doğa gücüyle açıklar, 3. Pozitif hal: bunda insan olayları, başka olaylarla açıklar. Teolojik halin kendisinde gelişme olmuştur: İnsan fetişizmle işe başlamış, buna iyi ya da kötü ruhları sokmuştur; sonra çok tanrıcılığa geçmiş, bunda daha az sayıda fakat daha güçlü ruhları sokmuştur; sonra da bu tanrıları bir tek Tanrı halinde birleştirmiştir. Bu tektanrıcılıktır. Bu “Üç hal Kanunu”na göre Auguste Comte insanlığın bugün adına fetişizm denen ve doğanın içindeki ruhlara seçkin bir yer veren animizmden birkaç tanrıya tapan Çoktanrıcılığa geçmiş olması gerekir. Mısır dini üzerinde Yunan ve Latin yazarlar bize bir çok bilgiler vermişlerdir. Bunların başında M.Ö. 5. Yüzyılda Mısır’ı ziyaret etmiş olan Herodot vardır. Mısır dinini tanıma olanağı veren diğer belgeler, eski anıtlardan, yazıtlardan, papirüslerden oluşmaktadır. Mısır metinleri hiyeroglifik (yani küçük resimlerden oluşan), hiyeratik (yani rahipler tarafından kullanılan, ruhani olan), demotik (yani halk tarafından kullanılan) harflerle yazılmış bulunmaktaydı ve bu metinler uzun zaman okunamamıştır. Tanrılarda insanlara benzerler, fakat bunlar da daha az sayıda ve daha güçlüdürler. Mısır dininde totemizmin bir çok kalıntılarına, izlerine rastlamaktayız. Bunlar ölülerin ileriki yaşamlarına verilen önemle beliren bir animizm; ve kimilerinin tek tanrıcılığa doğru yöneltmek istedikleri bir çoktanrıcılıktır. Mısır anıtlarında bir takım metinler bulunmuştur ki bunlar bir kutsal kitap vasfında olmamakla birlikte Mısır’ın dini üzerine önemli bilgiler vermektedir: Mısır Dinin’de Kutsal Hayvanlar • Mısır dinine göre tanrısal nesne insan biçimine girmezden önce hayvan şekline bürünmektedir. İlkel insana için hayvan, insana göre çok daha gizemlidir. • Hayvana tapınma yöntemi hiç bir yerde, Mısır dinindeki kadar güçlü bir şekilde korunmamıştır. • Mısır’daki kutsal hayvanlar ülkenin her yerinde saygı görürler; örneğin kedi bunlar arasındadır: İran hükümdarı Kavus M.Ö. VI. Yüzyılda Mısır’I ele geçirmek istediği zaman askerlerinin önüne kedilerle leylekler yerleştirme kurnazlığını göstermiş, Mısırlılar da bunlara karşı silah kullanmaya cesaret edememişlerdi. • Bir başka kutsal hayvan timsahtır. Herodot kulakları ve önayakları mücevherlerle süslü timsahlar görmüştür. • Belirli kimi niteliklere ve işaretlere göre tek tek seçilen kutsal hayvanlar da vadır, örneğin Apis boğası beyazdır ve alnında üçgen biçimi bir beyaz leke vardır. Ölüler Dünyası -Firavun Ölülerin sonradan yaşamaları sorunu Mısırlıları bir hayli ilgilendirmiştir. İnsan aynı anda bir beden, bir gölge, bir tasvir, bir ad, bir ruh (ba) ve eş (ka) idi. Bu ögeler gelecekteki yaşamda bir rol oynamakta ya da oynamaya yetenekliydiler. İnsan bedeni ölünün düşmanlarınca sakatlanmaması, parçalanmaması gerekmektedir. Neolitik çağdan başlayarak ölüler(torunlarını seyredebilsinler diye) yüzleri konutlara dönük olarak mezarlara yerleştirilmişlerdir, çoğu kez elleri ağızlarının yakınındadır, avuçlarında ve başlarının çevresinde buğday taneleri vardır. Ceset hemen tahnit edilir, ya da içi boşaltılarak kurutulur ve mumya haline sokulur. Ceset yani mumya, sonsuzluk evi denilen bir ölüm anıtına yerleştirilir. Eski imparatorluk çağında firavunlar ehramların içine gömülür. Sfenks’in koruduğu görkemli Cizze ehramları herkes tarafından bilinmektedir. Cizze ehramları IV. Hanedan, yani Hıristiyanlık çağından önceki üçüncü bin yıldan; Sakhara ehramları ise V. ve VI. Hanedanlar döneminden kalmadır. Krallık ehramının çevresinde kraliçe ile kral ailesi üyelerinin küçük ehramları ve kimi özel kişilerin adına mastaba denen mezarları bulunur. Zaman geçtikçe ehramlar giderek ufalırlar, mastabalar ise giderek büyürler. Eski imparatorluğun sonuna doğru orta ve yeni imparatorluklar boyunca cesetler, daha iyi korunabilirler düşüncesiyle, yeraltı mezarlıklarına yerleştirilmişlerdir. Ölünün sonradan yaşamasını sağlamak için mezarının, fakat öncelikle mumyasını içerenden başka bir mezarın içine heykeli dikiliyordu.





Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
E-mail adresiniz:
Mesajın:

bugün 27 ziyaretçi burdaydı
© 2014 İnternetkurdu | Tüm Hakları Saklıdır | TK-Renkli V2
Kod dostu Tasarım sepeti 
Salih Toy Hitini arttır 
Forum of bs Futbol haberleriniz 
Pima oyun  Link Takas 
Tasarım kurdu  Link Takas 
Link Takas  Link Takas 
Sitemizin bedavasitem'e kayıt tarihi : 18.09.2013 olsada asıl yayına 31.05.2014 tarihinde girmiştir. Sitemiz üyelerimize ve ziyaretçilerimize doğru bilgiyi vermek eğlendirirken öğretmek internetten internetkurdu ile yararlanmasını sağlamak amacıyla kurulmuştur

Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol